Search This Blog

Feb 26, 2016

Zincirlerin Dansı '' Dance of the chains ''


Yeni model ( new model )

 Zaman, zaman yeni yıla sektör olarak iyi bir başlangıç yapmadığımızı yazıyorum. Maalesef durgunluk bu satırları yazdığım anda devam ediyor. Doğal olarak insanın moralini bozuyor bu durum. Hatta üretmek, model yapmak konusunda da zorluyor insanı. Ama benim bir sözüm var dönem ,dönem söylerim. "Kadınlar var oldukça kuyumculuk devam edecektir. Bize düşen yılmadan yeni bir şeyler üretmek ve insanların beğenisine sunmak. Bu durum her zaman istenilen gibi olmuyor. Bizim kafa patlatarak, emek harcayarak ürettiğimiz ve heyecanla sonucunu beklediğimiz bir model beğenilmeyebiliyor. Hatta bazen, rencide edici bir şekilde geri çevriliyor yaptıklarınız. Bunun için söylüyorum üretmek zor zanaat.


  Fazla Uzatmadan başlıyorum. Bu hafta atölyedeki arkadaşlarımla faydalı çalışmalar yaptık. İki farklı zincir (Jessica, calsa) ve kalemli top  kullanarak mevcut kalıplarımızı yeniledik ve çok farklı  bir görünüm elde ettik. Başka bir yazımda bahsettiğim gibi model yapmak aynı zamanda kalıbı birden fazla şekilde kullanarak ergonomi sağlamakta gerektirir. Bizde bu düşünceyle hareket ederek
mevcut kasaların orta kısmındaki boşlukların içerisinden calsa zincir geçirerek orta boşluğu doldurduk. Etrafını da son yılların modası kalemli toplarla çevirdik.




  Zincirin bir kısmı üste, bir kısmı alta gelecek şekilde gelecek şekilde kestik. Altta kalan kısmı uzunlu, kısalı keserek sallantı yaptık; uç kısımlarına ise külah şeklindeki parçaları koyarak parlak bir hareket kazandırdık. Üste kalan kısmını ikili, üçlü olarak birbirine paralel olarak fixledik.




 Fixlediğimiz üst kısmı daha önce yaptığımız ve iki zincir arasında bağlayıcı köprü vazifesi gören döküm parçayla iki ayrı zinciri birbirine entegre ettik. Böylece göze hoş gelen bir bütünlük sağladık. Aynı uygulamaları bileklik, küpe ve yüzük için uyguladık. Elimizde farklı olarak 8-10 arası yeni model oluştu. Gram olarak biraz ağır oldu fakat görüntüsü beni ve ekip arkadaşlarımı oldukça heyecanlandırdı.


Arkadaşlarım Çalışma esnasında

 Şu anda arkadaşlarımla birlikte küçük topları zincir şeklinde kullanarak yeni bir koleksiyon daha hazırlıyoruz. Hiçbir mücadele karşılıksız kalmaz misali yaptıklarımız gereken ilgi ve değeri alacak mı ?



Tasarım aşaması
 Şimdilik bu kadar. Atölyedeki çalışmaları yerinden sizlerle paylaştım. Her ne kadar zor olsada, üretmek dünyanın keyifli işidir. Her nekadar saygı görmesede ! Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Enkısa zamanda yine burada olacağım yeni bilgiler paylaşmak için. Sevgiyle kalın.
DMCA.com Protection Status

Feb 10, 2016

Şanslı Kız '' Lucky girl ''




  Son günlerde kendimi motive etmek için uğraşıyorum. Bir iki yazı öncede bahsetmiştim. Sektör olarak 2016 ya iyi başlamadık. Ürkütücü bir sessizlik var piyasalarda, her ne kadar  üstesinden gelmeye çalışsakta bizi aşan global bir durgunluk. Sık sık Candan Erçetin in şarkısı geliyor aklıma, '' elbette bazen çiçek açıp bazen solacağız '' çoğu zaman canım sıkıldığında kendi kendime, hatta etrafımdakilere hatırlatırım motive etmek için; Derken sıcak bir hareket görüyorum atölye içerisinde.
   İbrahim arkadaşımız, kendisi tesviye ustalarımızdan , değerli eşi Miraya sevgililer gününde vermek için yüzük yapıyor. Bende katıldım arkadaşlarımın arasına yapılanlara müdahil oldum.


  İbrahim, tabiri caizse ince eleyip sık dokuyan bir arkadaşımız. Herşeyi hiç sıkılmadan en küçük ayrıntısına kadar araştıran detaylarla ilgilenen son derece Aktüel ve Entelektüel bir arkadaşımız. Eşi Miray da hemen, hemen aynı özelliklere sahip modern bir İstanbul hanımefendisi. On yıl önce evlendiklerinde bendeniz nikah şahitliklerini yapmıştım. Gel zaman, git zaman aradan yıllar geçmiş. İbrahim her zamanki inceliğini gösterip eşine çok güzel bir yüzük yaptı. Bizde atölye olarak ona yardım ettik. Şimdi hep beraber yüzüğün gittiği yolları birlikte inceleyelim.


Lale

 '' Lale '' Kelime olarak ele alındığında, Arapça ''Allah'' lafzına ait harfleri taşır. Tasavvufta ise Allah'ın birliğini temsil eder. Bu adam neyden bahsediyor gibi düşünenler  varsa hemen devam edeyim. Yüzük temel olarak baştan, sona kadar Lale motifleri ile süslü, ortasından dal olarak geçen bölüm taşlardan oluşuyor.



 Taş seçimi

  Yüzüğe gelince, fark ettiğimde belli aşamalardan geçtiği için, mum aşamasını, dökümden geldiği anı ve İbrahim in hünerli ellerinden geçen eğe hareketlerini fotoğraf çekemedim. Ama belliki gereken ilgi ve alaka gösterilmiş ve yüzük mıhlamaya gitmeye hazırdı. Taş seçimi için birkaç kişi fikir belertti. Ben: Altın rengi yeşil olduğu için daha sıcak olur düşüncesiyle portakal rengi olabilir dedim. Döne ve mıhlayıcı arkadaşım Yunus  smoky topaz  ( dumanlı Topaz ) renginde birleştiler. Oy birliğiyle, Yunus smoky topaz taşları takmaya başlamıştı bile.

Smoky Topaz


Çorbada Tuzum olsun

     Çorbada tuzum olsun misali mine işini kendim üstlendim. Taş rengi dumanlı olunca, onu açığa çıkartmak için kemik rengi bir mine kullanmak istedik. İstediğimiz renkten daha koyu bir renge sahip olduğumuzdan, beyaz katarak istediğimiz renge ulaştık. Oldukça derin ve çok olan mine alanı yapım aşamasında oldukça zorlayıcı oldu.



Mine ( Enamel )







Çok şükür fırınlayarak mine işlemini nihayetlendirdik. Bittikten sonra renk olarak farklı fikirler ortaya çıksada genel olarak beğeniyle karşılandı. Son halini almak için cilanın yolunu tutan yüzük, kendini göstermeye başlamıştı.

Cila ( Polish )





  Cilanın Eli

    Her zaman yazıyorum. Birimizin özel bir işi olduğunda, diğer arkadaşlarımız kendi işlerine gösterdikleri ilgi ve alakanın fazlasını arkadaşları için gösteriyorlar. Gerek cila sorumlusu arkadaşımız Selim, gerekse Davut arkadaşımız öyle bir cila ile olayı bitirdiler ki, yüzük gerçekten sıradışı bir hal aldı. Yıkama uzmanı Cengiz muhteşem yıkaması ile olayı noktaladı.


  Bir hikayenin daha sonuna geldik. Başlıktan da anlaşılacağı gibi Miray şanslı bir kızdı. Onu seven bir kocası, sevimli bir oğlu ve sıcak bir yuvası vardı. Eeee daha ne olsun.

 Aşağıdaki şiir geçen sene 14 şubatta Ayşe yılmazelin köşesinde yayınlanmıştır. Çok hoşuma gittiğinden bloğumda yayınlamıştım. İbrahim ve Miraya atfen tekrar yayınlıyorum. Sevgilerimle Ömür boyu mutluluklar dilerim.

  Kimdir Sevgili

 Kalbin orta yerindekidir sevgili.
Uykuda bile özlediğindir.
Yanında tüm detayları bıraktığın, ondan doğduğundur sevgili.
Şekillendirmeye çalıştığın değil, geldiği gibi bağrına bastığındır.
Gözünde gözünü, burnunda kokusunu, dudaklarında tadını taşıdığındır sevgili . Parmağının ucudur. Geçmişin sondur sevgili. Şimdidir. Buradadır.  Andadır.


Boyun eğdiğin değil, seve seve kabul ettiğindir sevgili.
En sıradan şeyi, en büyülü yapabilendir.
Sarıla sarıla uyuduğun, yanında gözünü açınca; güne gerçekten' Günaydın ' dediğindir. 
Aydındır sevgili. Ömrüne attığın kocaman kaydındır. Kaygısızdır sevgili. Ucuşandır. Kaygan değil; nereye giderse gitsin, göğsünde kalandır. Tedirgin etmez sevgili, endişeye düşürmez, sana kendini kesin hissettirmez.

Katandır. Elini eline, kalbini kalbine, hüznünü huzunune, sevincini sevincine, Katandır. Yanında değil, göğsünde yatandır. Göstermelik değil,  dimdik durandır. Soru işaretlerini bırakandır. Onsuz her şeyin eksik kaldığıdır. Tamdır. Tamamdır.
Kimdir sevgili? Seni en güzel sen yapandır.
Sebeptir, sonuçtur. Nefistir. Nefestir. Güzeldir. Özeldir. Sonunda çıkan özettir.
Keşken degil, neşendir.
Neşeniz eksik olmasın.

        DMCA.com Protection Status                             

Feb 2, 2016

Vicenza nın Ardından / After Vicenza



    Merhaba, 
 21 ocak perşembe günü yolculuk, ilk rota Venedik olarak başladı. Avisten araç kiralama vs derken Padovadaki otele gelmemiz akşamı buldu. Bu seferki fuar ziyaretimiz kalabalık oldu. Genelde gitmeden önce otel, araç fuar sonrası gezilecek yerleri kendi zevkime göre planlayıp öyle giderdik. Eski günlerdeki gibi tur organizasyonu ile Kuyumcukent ten ve sektörden arkadaşlarımızla Vicenza fuar ziyaretimiz başlamış oldu.

  Genel olarak fuarlardan sonra fuar hakkında görüşlerimi, gördüklerimi ve düşüncelerimi paylaşıyorum. Kuyumculukla ilgili trendleri takip eden biri olarak bu fuarda da izlemlerim, fark ettiğim yenilikler vardı. Hadi birlikte inceleyelim.

Trend Takılar Araplara

  Başlıktan da anlaşılacağı üzre, geçen seneden pek farklı olmaksızın seri üretim yapan kuyumcu firmaları, alıcı guruplarını Kuzey Irak olarak belirlemiş görünüyorlar. Doğal olarak Ülkemizdeki ve Avrupadaki ekonomik belirsizlik daha uzunca bir süre Arapları ve orta doğuyu büyük alıcılar olarak öne çıkarmaya devam edecek gibi görünüyor. 
  Hareketlenmeye aday ülkeler ise, Hindistan, Çin gibi üretimi yüksek olan fakat Avrupai, modern ve farklı ürünlere ihtiyaç duyan Asya ve uzak doğu ülkeleri olarak görüyorum.

Ürün Gurupları

  Başta geçen senelerden tanıdık parlak, kalemli toplu ürünler ebatları büyüyerek modasını devam ettirirken., Laser ve CNC kesim ürünler daha az görünmeleriyle birlikte, farklı materyal ile kullanılanlar öne çıkmayı başaranlar arasındaydı. Aynı durumu elektro füzyon ürünlerde de gözlemledim. Elektro form ürünler ise her ne kadar bazı kesimlerde ses çıkartıyor olarak tercih edilmese de, hafifliği ve sınırsız model olanağıyla önümüzdeki yıllarda da kullanılacak teknolojilerin başında gelecek görüşündeyim.

Türkler Makineleşiyor

  Bu yıl ilgimi çeken hareket olarak, Makine ve ekipmanların ın bulunduğu bölüm, yanılmıyorsam rekor derecede doluydu. Bunda son yıllardaki makineleşme, buna bağlı olarak üreticilerin yeni teknolojileri keşfetme ve diğerlerinden bir adım önde olma çabası idi. Özellikle Ülkemizdeki üreticilerin benzer teknolojilerle ilgilenmeleri, yeni arayışlar bizi zor bir senenin beklediğine dair bir işaret olabilir.
Mercan ( Coral ) 


Fuardaki Yenilik
    Senelerden beri harfler ve rakamların belirlediği bölümleri, Italyanlar güzel ve akılda kalıcı bir değişiklik yaparak, her bölümü Hall numaraları ile farklı renkte dekore ederek ziyaretçiler için büyük bir kolaylık sağlamışlar.
Fuardaki yenilik

Fuar kitapçığı


Milano - Verona
  
  Yorucu 3-4 günlük fuar temposundan sonra, 1-2 gün gezmek bizimde hakkımız değilmi :)) Bizim kaldığımız yer Padova, İtalyanın kuzey doğusunda Venedik ve Vicenzanın ortasında kalan bir şehir. Bu sefer gezilecek yerler olarak, Milano ve Verona olarak belirlendi. Fuardan sonraki ilk gün Milanoya gittik. Padova- Milano arası 240 km günübirlik gidip gelmek yorucu olsada oldukça keyifliydi. Ertesi gün Verona nın yolunu tuttum senelerdir önünden geçeriz, gitmek bu sene nasip oldu. Arena, Romeo ve Juliet evi derken tam bir açık hava müzesi gibiydi çok etkilendim. Veronaya gelmekle çok iyi yaptığımı anladım.




Eve Dönüş

  Güzel bir kaç günden sonra, eve dönüş zamanı geldi. Kısaca özetleyecek olursak, bir iş seyahatinin daha sonuna geldik. Bazen çok yorucu, bazen keyifli ama anılarda daima yer alacak. Mutlaka her seferinde anlatacak zaman içerisinde gülerek hatırlayabileceğimiz anlar mutlaka oluyor. Fuar hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, geçen yıl yazdığım, Vicenza Mücevher fuarı adlı yazımda bulabilirsiniz. Sabır gösterip okuduğunuz için çok Teşekkür ederim. Sevgilerimle
             

Popular Posts

Copyright © Takimodam (My Jewelry Fashion) Tema tasarım Adnan Güney . Powered by Blogger.

Blogroll

Aliexpress INT

About

Aliexpress INT

Facebook

Blogger templates

Aliexpress INT

About

Aliexpress INT

Facebook

Aliexpress INT